Döviz Kurları
DOLAR Alış YTL
Satış YTL
 
EURO Alış YTL
Satış YTL
KURŞUN KAPLAMADA KALİTELİ İŞÇİLİĞE ÖNEM VERİLMELİ

Temel Baltacıoğlu: “Her ustayım deyip, kartını verene bu işler yaptırılmamalıdır. Piyasada kesinlikle ustalık diye bir şey kalmadı, kim en düşük fiyatı verirse insanlar onu tercih ediyor.”

Karadeniz Kurşun ve Restorasyon, 1993 yılından beri adını yazdığı tüm projelerde kaliteli malzeme esasını ilke edinmiş ve bu çizgisinden şaşmamış az sayıdaki firmadan biri.

Tarihi türbe, şadırvan, çeşme, medrese, cami bakım ve onarım hizmetleri veren Karadeniz Kurşun ve Restorasyon, işindeki iddiasını “zoru yapmak bizim işimizdir, imkânsız da zaman ister” sözleriyle özetliyor.

Sektörde nitelikli ustaların kalmadığından yakınan Temel Baltacıoğlu, dergimiz için yaptığı işin inceliklerini ve firmasını anlattı.

Öncelikle Karadeniz Kurşun ve Restorasyon hakkında bilgi alabilir miyiz?

Firmamız, 1993 yılında kuruldu, sonrasında kurşun dışında minare tadilatı, nakkaş, pencere gibi işler de yapmaya başladık. 1993 yılından beri ayrıca cami restorasyonları konusunda da hizmet vermekteyiz.

Camilere yönelik ne gibi hizmetleriniz var?

Öncelikle biz kaliteyi göz önüne alarak, her zaman birinci sınıf malzeme kullanmaktayız. Üç ay yanımızda çalışan biri, kart bastırıp “ben ustayım” diye piyasaya çıkıyor. Son 5-6 yıldır ustalık anlamında bir şey bırakmadılar.

Düşük fiyatlar verip, iş alıyorlar ve yaptıkları işlerin sonucunda da istenmeyen sonuçlar ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün camilerimizin %80’i su almaktadır. Bu sebeple ustalığa çok önem vermek gerekir.

Biz, 20 yıldır bu işi yapıyoruz. Cami derneklerine bu konuya dikkat etmelerini ve yapılan işleri yerinde kontrol etmelerini tavsiye ediyorum. Piyasada her tür karışımlı kurşun bulunmakta, önemli olan kaliteli malzeme kullanılmasıdır.

Cami yaptıran dernekler ve kuruluşlar bu malzemenin kalitesini nerden anlamalı, sizin öneriniz nedir?

Benim en büyük tavsiyem kimseye güvenmemeleri. Bu konuda tahlil yaptırmaları en güzeli olacaktır. Üniversitelerde bu tahliller yaptırılıyor ve saflık oranı, karışımı tespit ediliyor. Bu işlemin fazla bir maliyeti de yoktur.

Çünkü saf külçe kullanacağım diyen biri Gürcistan külçesiyle kurşun yapıyor. Bunun neticesinde de çürümüş bir teneke nasıl çatlama yaparsa kurşun da çatlama yapıyor.

Normalde bir kurşunun ömrü 100 sene civarındadır ama kalitesiz malzeme kullanıldıysa 3-5 sene sonra değiştirmek zorunda kalıyorlar. Kurşunda, akar yani dolgu çok önemlidir. Yağmur yağdığı zaman kurşunun üzerinde su kalmaması lazım.

Bu gibi örneklerden muzdarip olup size gelen camiler var mı, onarım hizmeti de veriyor musunuz?

Senede 20 tane cami yapıyorsak en az 10-12 tanesi söküp yeniden yaptığımız camilerdir. Tamiratla kurtarılamayacak kadar çok hata yapılmışsa, sökmek zorunda kalıyoruz. Mesela kubbede yer kısımlarına dolgu yapılmamışsa mecburen sökmek zorunda kalıyoruz.

Çünkü biz, dolgu yapıyoruz, beton atıyoruz ve üzerine 3 cm kalınlığında çamur sıva yapıyoruz. Aynı şekilde bindirme olayı da çok önemlidir. Kurşunun bir özelliği vardır, yağmur yağdığında suyu 20 cm geri çeker bu nedenle 30 cm bindirmek gerekiyor.

Sizce cami restorasyonunda dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Birincisi, zeminin çok güzel yapılması gerekir. Çamur sıvası bu konuda çok önem taşır. Çamur bir havuz yapılıp, teknede bekletilmeli. Çünkü çamuru direkt sürdüğümüz zaman bu çatlama yapıyor ve kurşunla çalışıldığı zaman kurşunu da kaldırıyor.

Bu nedenle çamurun havuzda en az iki gün ekşimesi ve bol samanlı olması lazım. Ayrıca biz, bir de kireç katıyoruz. Bunun sebebi de, toprağın içinde tohum ve benzeri maddeler olduğu için, içinde kurşunu patlatıp ağaç bile çıkabiliyor. Kireç bu durumu engelliyor. Bunlar çok önemli ayrıntılar.

İmalatınızda saf külçe kullanmanızın nedenleri nelerdir, bu inşaata ne gibi özellikler sağlıyor?

Saf külçe olmayan bir kurşun, kurşun sayılmaz. Çünkü saf külçe olan kurşun yumuşak olur. Saf kurşun değilse çatlama yapıyor, çalışma sırasında kendini bırakıyor. Ama saf kurşunda her türlü esneklik payı vardır.

Saf kurşunun ömrü yaklaşık 100 senedir, piyasa kurşununun ömrü ise, 10-15 senedir. Hatta bu süre kalitesine göre 5 seneye kadar düşebilir. İstanbul kurşunu, Adana kurşunu ve Çorum kurşunu kaliteli kurşunlardır.

Karadeniz Bölgesi’ne gittiğiniz zaman camilerin %80’inin üzeri pastır. Bunun nedeni de Gürcistan külçesi, hurda kurşun, antimanlı kurşun kullanılmasıdır. Bu camilerin %50’sinin üzerini kurşun paslandığı için boyatmışlar. Oysa kurşun paslanmaz, kurşun ilk yapıldığında parlaktır ve yağmur yedikçe siyahlaşır. Kalitesiz kurşun ise yağmur yedikçe paslanır.

Antiman karışımının yarattığı problemler hakkında bilgi verir misiniz?

Antiman bilindiği gibi arabalarda ve akülerde kullanılır. Bunun sebebi de, elektrik akımını daha güçlü vermesidir. Akü, kurşunu tamamen sertleştirir ve böyle kurşunlarda uygulama çok zor olur. Kenet yaparken de %80’i çatlama yapar.

Kaliteli bir kurşunu 10 kere 20 kere çevirebilirsiniz ama antimanlı kurşun, çevirmeye ya da bükmeye kalkıştığınızda kırılır. Kısacası antimanlı kurşunun ömrü yoktur. Ne yazık ki günümüzde antimanlı kurşun camilerimizde sıklıkla kullanılıyor.

Yurt dışında da projeleriniz var mı?

Şu ana kadar bize birçok teklif geldi ama Türkiye içindeki işlerimizin yoğunluğundan dolayı pek sıcak bakmadık. Tabii ki çok güzel bir iş gelirse değerlendirmeye çalışırız.

Çatı kaplamalarında dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Kubbe olsun, yer olsun, saçaklar olsun zeminin akarının dolgusunun çok güzel olması gerekir. Kurşunda, %10 dolgu yapılması şarttır ve kurşunun üzerinde kesinlikle su kalmamalıdır. Saçak altlarına da kurşun bozulmasın diye gavraniz saç yapılmalıdır.

Kullanılan çivi de çok önemlidir. Kurşunda çelik çivi kullanılmaz. Kurşun çivisi gavraniz çivi olmalıdır. Neden derseniz, çelik çivinin altında buharlaşma, paslanma meydana gelir. Ama gavraniz kurşun çivisi kullanıldığında malzemenin ömrü uzayacaktır.

Yasal olarak cami yapılırken denetleme yapan bir kurum var mı?

Ben çok eski eserlerde de iş yaptım, aynı şekilde derneklerle de iş yaptım; mimarlar kontrol ediyor ama mimarların bu konuda bir tecrübesi yok, onlar da zaten her şeyi bize soruyor. Yani bu konuda denetleme yapan tecrübeli bir kontrol mekanizması yok.

Tabii ki bu konuda tecrübesi olan bazı mimarlar da var, 100 camide 10 tane tecrübeli mimar çıkar ama bu sayı yeterli değil. Bu işe müftülüğün el koyması ve bu konuda tecrübeli bir ekip oluşturması lazım.

Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?

Bu camiler hepimizin camisidir. Bu nedenle herkesin bu konuda duyarlı olması lazım. Her ustayım deyip, kartını verene bu işler yaptırılmamalıdır. Piyasada kesinlikle ustalık diye bir şey kalmadı, kim en düşük fiyatı verirse insanlar onu tercih ediyor.

O yüzden yeni yapılan camilerimizin birçoğu gerçekten perişan durumda. Çünkü malzemeden çalıyorlar. Buna öncelikle müftülüklerin dikkat etmesi gerekir. Son olarak, her zaman söylediğim şeyi tekrar etmek istiyorum; zoru yapmak bizim işimizdir, imkânsız da zaman ister. Çok iddialıyız.

Untitled Document
23.08.2011
Bu haber 5455 okundu.
Yazdır Yorum Yaz
YORUM EKLE
Lütfen yorum eklemek için bilgileri eksiksizce doldurunuz.
Adınız
Lütfen adınızı yazın.Lütfen adınızı yazınız.
Email
Lütfen email adresinizi yazınızGeçersiz email adresi.
Yorum
Lütfen yorumunuzu yazınız.
Yorumunuz çok kısa.
Karakter Kaldı
Son Eklenen Yorumlar

ahsaponline camidonanimlari camifuari carpetsfair.com dekoronline eurasiafloor floor.com.tr hali.com.tr halidergisi halionline halidekorasyon hometechnologiesfair konutonline markagaleri mobilyaonline parkedergisi parkeonline yapionline zeminonline zeminfuari worldfloor worldmosque
2008 © Marka Grup