Döviz Kurları
DOLAR Alış 1.5033 YTL
Satış 1.5106 YTL
 
EURO Alış 1.9179 YTL
Satış 1.9272 YTL
MANİSA-DEMİRCİ
Özellikle yün cami halısı üretimi konusunda önemli bir üretim merkezi haline gelmiş olan Manisa'nın Demirci ilçesi başka doğal güzellikleri de barındırıyor. Kuruluşu çok eskilere dayanan ilçe, tarihte de adından söz ettirmiş. Cami ve otel halısı üretiminde önemli konumdaki ilçeyi okuyucularımıza kısaca tanıtmak istedik.

İlçenin merkezi, eski çağlarda Lydia Bölgesi ile Misis Bölgesi arasında doğal sınır olarak kabul edilen Demirci Dağı'nın batı eteklerinde kurulmuştur. Yontma Taş, Cilalı Taş, Bakır ve Tunç devirlerini yaşamış yerleşim alanıdır. Hitit, Frigo, Lidya, Pers, İskender, Bergama, Roma'nın ikiye ayrılmasından sonra Bizans (Doğu Roma) egemenliklerini tanıyan, yeni yerleşimlerle gelişen ilçe, Anadolu Beylikleri döneminde Türk egemenliği altına girmiştir. Bütün Anadolu'nun Türkleşmeye başladığı bir sırada Batı Anadolu'ya bir uç beyi olarak atanan Saruhanoğulları Gaza ve Cihad geleneği ve fethedilen yerlerin fethedenlere yurt olarak verilmesi geleneği içinde, Demirci ve çevresi 1310 yılından sonra Türk egemenliğine girmiştir.

Saruhanoğlu Çuğa Bey, onun ölümünden sonra oğlu Devlet Han ve onun da ölümünden sonra Yakup Çelebi, Demirci ve yöresinin hâkimi olmuşlardır. Saruhanoğulları'nın Osmanlı'ya bağlanmasından sonra Yıldırım Beyazıt, Saruhanoğlu Hızır fiah'a Demirci, Adala, Gördes, Kayacık ve Kemaliye taraflarının yönetimini bırakmıştır. Hızır fiah döneminde Demirci, Borlu ve çevre köylerinde birçok vakıf yapılmıştır. Kültürel yatırımlar gerçekleşmiştir. Osmanlı belgeleri Hızır fiah'ın adından da çok söz etmektedir. 141O'da Hızır fiah'ın öldürülmesiyle Devlet Han'ın oğlu Yakup Bey, Demirci'de hüküm sürmüştür.

Saruhanoğulları'nın hâkimiyetinin 1412'de sona ermesi sonucu o tarihten 1920 tarihine kadar, yani Yunan işgaline kadar Osmanlı egemenliğinde kalan Demirci, Saruhan Sancağı'na bağlı olarak 1595 yılına dek veliaht şehzadelerin yönetimi altında bulunmuş bir kaza merkeziydi. Kadılık idaresi 1754 yılına kadar sürmüş, o tarihten sonra Demirci, ayanların eline geçmiştir. Voyvoda Kocabaşı ile başlayan ayanlık yönetimi, Demirci'de belediye yönetimi kurulana kadar devam etmiştir. Demirci Kurtuluş Savaşı yıllarında sürekli işgal altında kalamamış ve özellikle Demirci Kaymakamı İbrahim Ehem'in örgütlediği akıncılarla Yunanlılara karşı başarılı bir direniş gösterilmiştir. Demirci, Kurtuluş Savaşı'nın en sıkıntılı günlerinde ümit ışığının parıldamasına neden olmuştur. Demirci zaferinin kazanılması; Bursa'nın Yunan işgali altına düştüğü, bu yüzden TBMM'nin heyecanla çalkalandığı ve bazı üyelerinin kendilerini tutamayarak ağladığı, Bursa Komutanı Bekir Sami Bey'in ve Alaşehir Havalisi Komutanı Aşir Bey'in görevlerinden alındığı bir dönemde bu olayların yatışmasına sebep olmuştur.

Gerek 1296/1878 yılı gerekse 1316/1898 yılı Aydın Vilayeti salnamesinde Demirci'nin Güneydoğu istikametinde şehre yaya olarak 2 saat mesafede Eskihisar Köyü sınırları dahilinde Ilıca adı verilen bir kaplıca-nın bulunduğu, kaplıca suyunun kükürtlü ve cilt hastalıklarına faydalı olduğu belirtilmiştir.

DEMİRCİ BELEDİYESİ

HİSAR KAPLICALARI

Hisar Kaplıcaları, Batı Anadolu'da, Manisa iline bağlı, Demirci ilçe merkezinin 3 km. güneybatısında, Ilıca deresi vadisinin kuzey yamacında yer alır.

Batı Anadolu'da Menderes masifi sınırları içinde kabaca doğu-batı doğrultulu, horst-graben sistemleri ile bunları kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda kesen tektonik hatlar bulunmaktadır. Gediz grabeninin kuzey horstu üzerinde ve asıl grabene göre daha az gelişme imkanı bulan sekonder dislokasyonların bazıları, günümüzde birer akarsu vadisine (Demirci, İlke ve Selendi çayı) tekabül eder. Bu akarsu vadilerinin oluşumunda ve gelişiminde bu tektonik hatlarının önemi büyüktür. Demirci çayı havzasındaki tektonik hatların bazıları, tali kolların bulunduğu vadilerin bazılarıyla çakışmaktadır. Buradaki dislokasyon hatlarına bağlı olarak çıkan termal kaynaklar Hisar Kaplı-caları, halkın faydalandığı birer tedavi ve şifa merkezi haline gelmiştir.

Kaplıcalar, insanların üzerlerini kapattıkları, kaptaja aldıkları, termal veya sıcak su kaynakları olarak tarif edilmektedir. Kaplıcaları değerlendirirken onu kaptaja alan insan faktörünün unutulmaması gerekir. Tarihin ilk çağlarından beri kaplıcalar, sıhhi ve dini düşüncelerle insanların birer cazibe merkezi olmuş, belirli bir nüfusu kendilerine çekmişlerdir. Hatta, bazen buralarda aynı ad ile anılan yerleşim birimlerinin oluşmasını sağlamışlardır.

Türkler, Anadolu'ya yerleştikten sonra eski hamam ve kaplıcaları tamir etmiş, geliştirip düzenlemiş ve günümüze kadar gelmesine yardımcı olmuşlardır. Bunun izlerini Hisar Kaplıcaları'nda görmek mümkündür. Tarihi M.Ö. II. yüzyıla dayanan kubbeli bazı taş binaların bulunduğu tahmin edilen yerde,1900'lü yıllarda kargir kubbeli bir havuz, 4 odalı ahşap (kerpiç) bir bina yer almıştır. 1960'lı yıllarda ahşap binanın yıkılmasıyla sadece kubbeli kargir bir havuz ayakta kalmıştır. Halk yine buradan iptidai bir şekilde faydalanmaya devam etmiştir.

M.Ö. II. yüzyıllarda Kral Krazüs tarafından “Yayla Hamamı” diye bilinen kaplıca, daha sonraları kendisine en yakın köy olan Eskihisar Köyünün adıyla “Eskihisar Ilıcası” olarak bilinmektedir. 1993 yılında Demirci Belediyesi'nin kaynağı değerlendirme çalışmalarının başlamasıyla da ismi “Demirci Belediyesi Hisar Kaplıcaları” olarak değiştirilmiştir.

14.05.2009
Bu haber 1021 okundu.
Yazdır Yorum Yaz
YORUM EKLE
Lütfen yorum eklemek için bilgileri eksiksizce doldurunuz.
Adınız
Lütfen adınızı yazın.Lütfen adınızı yazınız.
Email
Lütfen email adresinizi yazınızGeçersiz email adresi.
Yorum
Lütfen yorumunuzu yazınız.
Yorumunuz çok kısa.
Karakter Kaldı
Son Eklenen Yorumlar

ahsaponline camidonanimlari camifuari dekoronline hali.com.tr halidergisi halionline halidekorasyon konutonline mobilyaonline parkeciyiz parkedergisi parkeonline projedergisi projefuari turkzemin yapionline zeminonline zeminfuari eurasiafloor eurasiaproject floor.com.tr interiorsfair worldfloor worldmosque
2008 © Marka Grup